• BIST 106.711
  • Altın 143,514
  • Dolar 3,5567
  • Euro 4,1387
  • Adana 29 °C
  • Ankara 19 °C
  • Amasya 20 °C
  • Antalya 31 °C
  • Bolu 21 °C
  • Çorum 13 °C
  • Diyarbakır 30 °C
  • Giresun 22 °C
  • İstanbul 25 °C
  • Kastamonu 18 °C

Aşk Hormonu Anneliği Öğretti

Aşk Hormonu Anneliği Öğretti
Bilim insanları, anne olmayan dişi farelerin yeni doğan yavru fare çığlıklarına duyarsız kalırken oksitosin verildiğinde duyarlı hale geldiklerini keşfettiler.

Doç. Dr. Şehime G. Temel
Yeni doğan birçok memeli gibi bebek fareler de annelerinin dikkatini çekmek için bağırırlar. Fakat anneler bu imdat çağrılarını bebeğinin sesini öğrenmeden tanıyamazlar. Aynen insan ebeveynlerin de bebeklerinin bağırmalarını öğrenmeleri gerektiği gibi. Bir araştırma ekibi güven ve anneye bağlılık ile ilişkilendirilen aşk hormonu oksitosinin, bu öğrenme işleminin anahtarı olduğunu gösterdi. Oksitosin dişi farenin beynine ince ayar çektikten sonra; anne fare bir annenin endişesi ve şefkati ile ağlayan bebeklere cevap vermekte. Atlanta Emory Üniversitesi’nden Nörobilim uzmanı Larry Young bu çalışmanın otizm gibi bazı bozukluklar için yararlı olabilecek etkileri nedeniyle heyecan verici olduğunu vurguladı.


ANNE OLMAYANLAR DUYARSIZ KALIYOR
New York Üniversitesi Tıp Fakültesi bilim insanları oksitosinin anne fare beynindeki rolünü anlamak için öncelikle dişi farelerin bebek farelerin imdat çağrılarına nasıl cevap verdiğini araştırdılar. Buna göre yavrular yuvalarından ayrıldıklarında ultrasonik bir çığlık yayıyorlar. Bazen anne fare, yavrularını yırtıcılardan korumak için yuva yerini değiştirdiğinde de bu tepki oluşabilir. Bir anne bu çığlıkları duyunca, kayıp yavruya koşar, onu alıp yuvasına geri taşır. Diğer araştırmacılar ise; anne farelerin kendilerine ait olmayan ve stres altında kalmış farelerin çağrılarına da cevap verdiklerini göstermiştir. Çoğu bakire dişi fare ise, daha az ilgilenmek gibi bile değil, yavruların ağlamalarına, bağırmalarına tamamen kayıtsız kalmışlardır. Ve yine, bazı bakire dişiler bir anne ve yavrusu ile barındırıldığında veya oksitosin enjekte edildiğinde bebeklerin ağlamalarına duyarlı hale geldiler.


İŞİTSEL ALANDA OKSİTOSİN ALICILARI KEŞFEDİLDİ
Araştırma ekibi, nörobilim uzmanı Robert Froemke’nin liderliğinde “Oksitosin bir şekilde bakire beyni anneye çevirmek için yardımcı oluyordu ama nasıl?” sorusundan yola çıktı. Araştırmacılar anne farelerin yavruların imdat çığlıklarının anılarını beynin ses işlemini kontrol eden işitsel kortekste depoladıklarını daha önceki çalışmalardan biliyorlardı. İşitsel korteks sağ ve sol olmak üzere iki taraflıdır. Araştırma ekibi her iki tarafta oksitosin alıcıları (reseptör) ve oksitosin üreten nöronlar keşfettiler. Bu bulgu daha önceden hiçbir şekilde bilinmiyordu. Ayrıca sol işitsel korteksin, özellikle hormona özel alıcılardan zengin olduğu bulundu, bu da beynin bu kısmının sosyal sinyalleri tanımak için özelleşmiş olduğunu gösterdi. Froemke, bunun insan beynindeki konuşma işleminin lateralizasyonuna benzediğini belirtti. Çoğu insanda beynin sol yarısı konuşmayı kontrol eder.


Araştırmacılar farenin sol işitsel korteksini ilaç ile bloke ettiklerinde maternal fare davranışının bu bölge için çok önemli olduğunu doğruladılar: İlaç ile muamele edilen anneler bebeklerin imdat çağrılarını büyük ölçüde görmezden geldiler. Araştırmacılar bakire dişilerin sol işitsel kortekslerine oksitosin enjekte ettiklerinde fareler tuzlu su enjekte edilenlere göre çok hızlıca yeni doğanların imdat çığlıklarına cevap verdiler. Bu bulgular, 15 Nisan günü saygın bilim dergilerinden Nature dergisinde yayımlandı. Froemke; oksitosin verilen bazı farelerde tepkilerin neredeyse anlık olduğunu belirtirken, “Farelerin sese önce alınmazken birden pat diye alındıklarını da şaşkınlıkla izledik” dedi.


OKSİTOSİN SOSYAL DAVRANIŞLARI ETKİLİYOR
Araştırmacılar yürütülen diğer deneylere dayanarak; oksitosinin anne farelerde yavruların imdat çağrılarını öğrenmelerine ve bir bellek oluşturmalarına yardım ettiğini dolayısıyla yavrulara yönelttiğini düşünüyorlar. Larry Young, oksitosinin dişi beyinlerinde bu sosyal ipuçlarına dikkat etmelerini ve aynı zamanda onu davranışlarına yöneltmeyi sağladığından emin olduğunu belirtti. Emory Üniversitesi’nde nörobilim uzmanı olan Robert Liu’ye göre oksitosinin bu rolünün keşfi çığır açacak. Birçok bilim insanı oksitosinin aynı zamanda beynin koku ve görsel sinyal işlemelerine katıldığını düşünüyor. Durum böyleyse; sözde aşk hormonu zamanla otizm ve doğum sonrası depresyon gibi rahatsızlıklar için çok daha iyi tedavilere yol açabilir.

 

  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Burada yapılan yorumlar, yorum yapan kişilerin kendi görüşleridir. Sitemiz yapılan yorumlardan sorumlu tutulamaz.
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2014 Haberler Webte | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Haber Scripti: CM Bilişim